KARABÜK Demir ve Çelik Fabrikalarının (KARDEMİR) temellerinin atılışı ve Karabük’ün kuruluşunun 88. yıl dönümü çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla Karabük Belediyesinin ev sahipliğinde ‘3 Gün 3 Gece 3 Nisan’ temasıyla gerçekleştirilen etkinlikler, mehteran eşliğinde kortej yürüyüşüyle başladı. Demir Çelik Lisesi’nin önünden başlayan yürüyüş Yenişehir Mahallesi Atatürk Anıtı’nda son buldu. Burada Karabük Valisi Mustafa Yavuz Atatürk Anıtı’na çelenk sundu, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Vali Yavuz şöyle dedi:’’KARDEMİR’in temellerinin 3 Nisan 1937’nin cumhuriyetin genç ve dinamik yapısının sanayinin gücüyle şekillenmeye başladığı insan emeği ve alın terinin demirle buluştuğu tarihsel bir dönüm noktasıdır. Çeltik tarlalarındaki toprağın KARDEMİR’in ilk üretim alanına dönüşmesinin yalnızca Karabük’ün değil Türkiye’nin ekonomik kalkınma yolunda attığı ilk adımlardan birisi olmuştur.’’
Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya da ‘’1937’de Karabük’e kurulmuş olan KARDEMİR önce yöre insanının sosyolojik ve ekonomik yapısını değiştirmiş, tarım ve hayvancılık sürecini sanayi toplumuna dönüştürmüştür.13 haneden başlayan ve bugün 250 bin nüfusa dayanmış, cumhuriyeti inşa eden bir memleketin şanlı kuruluş öyküsüdür.’’ dedi.
KARDEMİR Genel Müdürü Dursunali Yaşacan da şu ifadelere yer verdi: ’’Ülkemizde demir ve çelik 88 yıl önce bu kentte doğdu, bu kentte büyüdü ve gelişti. Kendisi büyüyüp gelişirken, beraberinde hayat bulduğu Karabük’ü de büyütüp geliştirdi. Sadece Karabük’ü değil, burada doğan demir ve çelik ülkemizin endüstriyel gelişimine ve sanayileşmesine de büyük katkılarda bulundu.’’
Konuşmaların ardından şiir ve kompozisyon okundu, çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere protokol üyelerince hediyeler verildi, halk oyunları gösterileri sunuldu.
Daha sonra ise Yenişehir Parkı’nda ‘Yaşayan Miras Festivali’ kapsamında el sanatları sergisi açıldı.
Serginin açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü Selim Terzi, ‘’Yaşayan miras aslında somut olmayan kültürel mirasımızı yani başında geleneksel ifadesi olan geleneksel pek çok örf ve ananemizi önce bugüne sonra da gelecek nesillere aktarmak, taşımak için yapılan etkinlikler. Bu anlamda geleneklerimizi ve somut olmayan kültürel mirasımızı çocuklarımıza, gençlerimize öğretecek bu gibi etkinliklerin Türkiye’de sayısının daha da artmasını hedefliyoruz.’’ diye konuştu.
Kutlamalar 5 Nisan’da sona erecek.